Nokta Reklam
Siyaset

Bizim ülkemizde 20 yıldır aynı parti iktidarda fakat

Bizim Demokrat Parti olarak insanımızın temel ihtiyaçlarının baskısından kurtulduğu ve daha fazla refaha ulaştığı büyük bir TÜRKİYE hayalimiz var.

Demokrat Parti Kocaeli İl Başkanı Mustafa Nazlıgül’ün Basın Toplantısından alıntılar

Bizim ülkemizde 20 yıldır aynı parti iktidarda fakat

Enflasyondan zincir marketler sorumlu,

Yüksek faizden bankalar ve faiz lobisi sorumlu,

Dövizin artışından dış güçler sorumlu,

İşsizlikten sanayi ve tüccar sorumlu,

Peki iktidara soralım siz neden sorumlusunuz,

Ülkede iyi bir şeyler olsa da sizi ondan sorumlu yapsak maalesef o da yok.

Her şeye yetkili ama sorumsuz bir iktidar.

2023 yılına kadar bu iktidar ile bu enflasyon ile yaşamaya mahkumuz gibi gözüküyor.

Enflasyonun iki sebebi vardır.

1-Dış etkenler

2-İç etkenler

Dış etkenler dediğimizde bunlar dünyadaki olup bitenlerdir. Bu dönemde tüm dünyada enerji fiyatları tavan yapmış durumda, doğalgaz, petrol, elektrik gibi ürünler tüm dünyada fahiş fiyatlara çıktı. Özellikle nakliye ve lojistik fiyatları tüm dünyada artmış durumda. Konteyner fiyatları pandemi öncesi 1800 Dolar iken bugün 9000 Dolar seviyelerine çıktı. Bu da tüm dünyada taşımacılık fiyatlarının maliyetlerini yukarıya çıkardı.

Aslında dış etkenlerden iktidarın çok büyük alması gereken dersler var.Üretim ekonomisinde yaptığı yanlışları ortaya çıkarmıştır bu dış etkenlerden bu kadar kolay etkilenmemiz. Üretimin olmaması tüm tüketim mallarında dışa bağımlı olmamız dünyada yaşanan en küçük hareketlerde bile bizim negatif yönde çok fazla etkilenmemize sebep oluyor.

İç etkenlerde ülke içindeki sıkıntılarımızdır. Tuik’in açıkladığı rakamlardır.

Tuik’e göre % 19,58, eylül ayı gıda enflasyon oranı % 28.79. Açıklanan rakamlar bu. Peki gerçekmi bu rakamlar? Tabi ki değil. Sokak’a çıktığımızda çarşı Pazar gezdiğimizde bu rakamların çok aldatıcı olduğu 83 milyon için aşikar ortada.

Ülkemizde enflasyon az veya çok hep vardı,dün vardı bugün var büyük ihtimalle yarında olacak. Tuik geçmiş dönemlerde enflasyon oranlarını doğru açıklardı .Emekli memur çalışan zammı ona göre alırdı. Bugün Tuik gerçek enflasyon oranlarını sakladığı için yapılan zam enflasyon karşısında vatandaşın ihtiyaçlarını karşılamamaktadır.

Enflasyon oranlarının çok yüksek olması, hayat pahalılığı sadece bizler için geçerli değil. Ben bugün bir siyasetçi olarak değil , bir vatandaş olarak ,iki çocuk babası ev geçindiren bir vatandaş olarak konuşuyorum. Bu hayat pahalılığını bu fahiş fiyatları ,bu geçim sıkıntısını Ak Parti seçmenide yaşıyor, Mhp seçmeni de Cumhur ittifakı seçmeni de tüm ülke yaşıyor. Sıkıntıları 83 milyon hep beraber çekiyoruz. Kimsenin kimseden farkı yok.

Fark yaratmak isteyenler siyasetçiler. Bugünü hazırlayanlar ,halkı sıkıntıya mahkum edenler siyasetçilerdir. 20 yıldır uçan ekonomi getiriyoruz deyip, vatandaşa uçan enflasyonu getiren iktidar siyasetçileridir bugünün sorumluları.

Ekonomi uçuyor algısına Ak Parti seçmeni dahil artık kimse inanmıyor. Milletin karnı aç ama bu laflara artık tok. Vatandaş özellikle son 7 yıldır her gün daha da fakirleşiyor. Kişi başı milli gelirde 7,700 Dolar ile artık Afrika ülkeleri ile yarışıyoruz yani rezalet durumdayız. Fileler dolmuyor .Tencereler bomboş. Rahmetli Demirel’in boş tencerenin deviremeyeceği iktidar yoktur lafı geliyor akıllara.

Bizim Demokrat Parti olarak insanımızın temel ihtiyaçlarının baskısından kurtulduğu ve daha fazla refaha ulaştığı büyük bir TÜRKİYE hayalimiz var.

Enflasyonun önüne geçmenin yolu depoları basmak, üreticiyi suçlamak,marketlere müfettiş yollamak veya ilave kooperatif marketler açmak ile olmaz .Nitekim daha önce ki dönemde denenen tanzim satışların hiçbir faydası olmadı.

Bunu düzeltmenin tek yolu üretime yönelik yanlış politikaları düzeltmekten ve üretimi artırmaktan geçer.Mevcut iktidar kendi çiftçisini desteklemek yerine, yurt dışından ithalat yoluyla yabancı ülke çiftçilerini destekliyor. Bu konuda çok evrensel bir iktidarımız mevcut.

Üretimde girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerekmektedir. Gübre son 12 ayda toplam%157 arttı.Bu konuda iktidarın herhangi bir planı veya aldığı bir tedbir varmıdır?

Genel Başkanınımız Sayın GÜLTEKİN UYSAL’IN her zaman söylediği gibi çiftçiye mazot desteği verilmesi artık kaçınılmaz olmuştur.

Akdeniz bölgesinde iktidarın sürekli söylediği ürün tarlada 1 TL

Markette 10 TL söylemi fırsatçılıktan değildir. Yanlışı iktidar kendinde aramalıdır.

Örneğin tarlada 1 TL olan domatese bakalım

Kilosu 1 TLden beş kilo bir koliye konuyor. Bu koli yani ambalaj maliyeti 8 ile 10 TL. arası . Kafadan atmıyorum bu rakamı herkes ulaşabilir bu fiyatlara.5 kg domates maliyeti birden 15 TL yani kilo fiyatı birden tarlada paketlenince 1 TL den 3 TLye çıktı. Akdeniz bölgesinden kamyonlara yüklenip Marmara veya başka bölgelere sevkiyatı mazot maliyeti nakliye maliyeti en az kilo başına 3 TLde burada biniyor. Daha markete pazara gelmeden 1 TL lik domtes 6 tl oldu. Kdv ve kurumlar vergisi oldu mal zaten 8 TL.Buyrun iktidar partisi siyasetçileri siz ler pazara tezgah açın bu domatesi tarlada 1 TL den tezgaha 2 TLye getirin.

Bu yüzden diyoruz çiftçiye mazotu vergisiz verin diye .Hatta tüketiciye gelene kadar nakliyesi dahil vergisiz olmalı.

Tarım yapan artmalı ki vatandaş ucuz sebze meyve hububat yesin .

Hayvancılık artmalı ki vatandaş ucuz süt ürünü ucuz et ürünü yesin. Dilimizde tüy bitti içi göçün önüne geçilmeli . Köy hayatı teşvik edilmeli diye ama nafile tam tersi. Biz ne güzeldik benim çiftçim benim köylüm diyen rahmetli Demirel döneminde tarım ve hayvancılıkta Avrupa’da kendi kendimize yeten 7 ülkeden biriydik .AKP’li siyasetçiler sizler bu ülkenin fabrika ayarları ile oynadınız. Ayarları reset etme zamanı geldi.

Köyden kente göçün önüne geçmek için yeni evlenen genç kızlarımıza tarım yapmaları çiftçilik yapmaları koşulu ile , 15 sene sigortaları devlet tarafında karşılanıp emekli edilebilir. Bunların denetimi tarım ilçe müdürlükleri ile çok rahat yapılır.

Bu ülkenin işsizlik sorunu bitmedi bitmeyecek. İşsizlik rakamları çok yüksek.

Bununla beraber işçi arayan işletme fabrika sayısı da azımsanmayacak kadar fazla. O zaman bu işte bir terslik var. Evet var bu ülkede çok büyük ara eleman sıkıntısı var . Eğitim sistemi o kadar bozuk ki işsiz üniversiteliler asgari ücretle artık beden işçiliği yani amelelik yapmaya başlıyorlar. O kadar çok avukat mezun veriyoruz ki adliyelerde avukat çok katip yok. Artık hukuk mezunu avukatlar 3500 TL maaş ile katiplik yapmaya başlıyorlar.

DEMOKRAT PARTİ İL BAŞKANI

MUSTAFA NAZLIGÜL.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu