Nokta Reklam
Güncel

İzmir’de ‘Cumhuriyet ve Demokrasi’ mitingi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’deki Cumhuriyet ve Demokrasi mitinginde darbe girişiminden çıkarılacak derslere dikkat çekerek, “Devlette yükselmenin yolu bir cemaate, bir partiye üye olmaktan akraba, oğlu, kızı olmaktan geçmemelidir. Bilgiden, birikimden tecrübeden geçmelidir. O işi en iyi yapanlar devlet yönetiminde yer almalı. Başta iktidar partisi olmak üzere herkesin bu gerçeği bir kez daha düşünmesi ve yol haritasını ona göre belirlemesi lazım” dedi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, FETÖ’nün devlete sızmadığını adım adım planlı bir şekilde devlete yerleştirildiğini öne sürdü.
19:174 Ağustos 2016CHP ilkini İstanbul Taksim Meydanı’nda yaptığı cumhuriyet ve demokrasi mitinglerinden ikincisini İzmir Alsancak’ta Gündoğdu Meydanı’nda yaptı. Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi’nde vatandaşların ellerinde taşıdığı Türk bayraklarıyla alan, ‘gelincik tarlasına’ döndü. Kılıçdaroğlu, sırtını İzmir Limanı’na yüzünü Cumhuriyet Meydanı’na dönerek, konuştu. Mitinge Başbakan Binali Yıldırım dışındaki AK Parti’nin milletvekillerinin tamamı ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican da katıldı.
 

“Meydanlarda el ele kol kola birlikte olmaya geldik. Merhaba İzmir, merhaba Türkiye. Bütün inancım ve güvencim sizsiniz. Bu ülkenin yiğit insanları. Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmak için geldiniz. Hepinize saygılarımı sunuyorum. İzmir’in güzel bir marşı var. İzmir’in dağlarında çiçekler açar diyor marşta ama sadece İzmir’in dağlarında mı açıyor?

İzmir’in ovalarında, yaylalarında, caddelerinde fabrikalarında her yerde çiçekler açıyor. Sadece buralarda mı? İzmir’in meydanlarında da çiçekler açıyor. Gündoğdu Meydanı’nda her birimizin kalbinde yüreğinde bir demek çiçek var. Cumhuriyet ve demokrasi için. İzmir sadece dağlarında çiçek açan bir kent mi? 8 bin yıllık tarihi ile bir kadim kenttir İzmir. Dünyanın sayılı kadim kentlerinden biridir.

Tarihin atası da İzmir topraklarından çıktı. Sadece bu mu? Düşmana ilk kurşunun atıldığı kenttir İzmir. Yine düşman askerlerinin denize döküldüğü kenttir İzmir. İzmir kurtuluştan, kuruluşa kadar cumhuriyet tarihine tanıklık etmiş bir kenttir. İzmirli olmak Türkiye Cumhuriyeti’nde bir ayrıcaklıktır. Sadece bu mu? Hayır, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, savaş meydanlarından çıktı cumhuriyeti, bağmsızlığı korudu.

Mustafa Kemal şöyle diyordu; ‘Savaş meydanlarında kazanılan zaferler ekonomik zaferle taçlandırılmadıkça bağmısızlık daim olmaz.’ Bu nedenle ilk İzmir İktisat Kongresi’ni topluyor. İzmir bizim tarihimizin kalkınmasının da başladığı kenttir. İzmir,

Türkiye cumhuriyetinin dünyaya açılan medeni kapısıdır. İzmir aynı zamanda Kubilay’ı bağrında tutan kenttir. Onu, bugün için olmasa dahi bütün dönemler hep saygıyla andık ve anmaya devam edeceğiz. İzmir cumhurriyettir, demokratlıktır, İzmir emektir, İzmir alın teridir. İzmir Türkiye’nin en kucaklayıcı kentidir. İzmirli hiç kimsenin etnik kimliğine bakmaz. Yaşam tarzına bakmaz. Hiç kimsenin inancıyla ilgilenmez. İzmirli bilir ki insan tanrının yarattığı en değerli varlıktır. İzmir Türkiyemizin en güzel en sakin kentlerinden biridir. Yeri geldiğinde de İzmirli ‘ya istiklal ya ölüm’ diyen bir kenttir. İzmir demek Misak-ı Milli demektir. Türkiye demek, İzmir demektir.”

“BU MECLİS MUSTAFA KEMAL’İN MECLİSİYDİ, TOP DA ÇALIŞMAZ BURAYA TÜFEK DE ÇALIŞMAZ BURAYA”

Kılıçdaroğlu, darbe girişiminden söz ederek, şunları söyledi:

“15 Temmuz 2016 çok önemli bir tarih. Bir darbe girişiminde bulunuldu. İlk tespiti yapmamız gerekiyor. Bu darbe kime yapıldı? Cumhuryietimize ve demokrasimize yapıldı. Bu darbe girişimi demokratik parlamenter sisteme karşı yapıldı.

Demokratik, laik sosyal hukuk devletine karşı yapıldı. Cumhuriyet tarihinin en kanlı darbesidir bu darbe. Darbe girişimini İstanbul’da havalimanına inerken gece saat 23.00’de öğrendim. Talimat verdim, ‘meclise gidiniz çalışınız darbeyi kışkırtmak için her türlü çabayı gösteriniz. Parlamento kapanmamalı, çalışmalı. Arkadaşlarımız top sesleri arasında kurşunlar yağarken TBMM sabaha kadar çalışmasını sürdürdü.

Milletvekillerimiz parlamentoyu asla terk etmedi. Bu meclis Mustafa Kemal’in meclisiydi, top da çalışmaz buraya tüfek de çalışmaz buraya. 7 düvel de duysun. TBMM’nin temeli salonlarda atılmadı. O temel cephelerde atıldı, cephelerde mücadele edildi. Kuruluş Savaşı’nı yöneten meclise o nedenle ‘gazi meclis’ ünvanı verildi.”

“BU ÜLKENİN KURUCU DEĞERLERİYLE OYNAMAYIN”

CHP Genel Başkanı Gkılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada kısaca bir de Osmanlı heveslilerine seslenmek istiyorum. (Vatandaşın yuh çekmesi üzerine) Yuh yok. Osmanlı’da vatandaş yoktu. Herkes padişahın kuluydu. Kimse düşüncesini açıklayamazdı yakalanırdı.

Cumhuriyet böyle bir anlayışla yola çıkmadı dedi ki; her yurttaş özgür vatanın özgür yurttaşlarıdır. Bu anlayışyla yola çıkıldı. Elbete Osmanlıyı kötülemiyoruz.

Mustafa Kemal ne diyor; egemenlik birisinin değil padişahın sultanın değil egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyor. Mustafa Kemal cumhuriyeti kurdu ama çok önemli bir başarıyı dünyanın gündemine getirdi. Türkiye Cumhuriyeti bütün mazlum ülkelerin örnek aldığı bir cumhuriyet oldu.

Hükümetler de aynı örnek olma yolunda kararlı adımklarla yürümek ve örnek olmak zorundadır. Bizim mücadelemizin temelinde yatan bu anlayıştır. Türkiye’nin temelini kuranlar sağlam temeller üzerine Cumhuriyeti inşa ettiler. Çünkü onlar Osmanlı’nın hangi gerekçelerle çöktüğünü biliyorlardı

. Bugün 100 yıla yaklaşan cumhuriyet kararlı adımlarla yürüyor ve yürümeye devam edecektir. Bunun önderleri bu ülkenin halkıdır. Ben söylüyorum sizler de söyleyin. ‘Cumhuriyetin kurucu değerleriyle kuruluş amaçlarıyla oynamayın’ dedim. Bu ülke kurucu ayarlarına dönmek zorundadır’ dedim. Çünkü o ayarlar cumhuriyeti cumhuriyet yapan değerlerdi. Biz ayarlarla oynamak yerine takip etmek güçlendirmek zorundayız. Bu darbe demokratik laik sosyal hukuk devletine karşı yapılmış bir darbedir. Parlamenter sisteme karşı yapılmış bir darbedir. O nedenle biz kimden ve nereden gelirse gelsin tüm darbelere ve dikta anlayışlarına karşı çıkıyoruz.”

“CAMİYE, KIŞLAYA ve ADLİYEYE SİYASET GİRMEYECEK”

CHP lideri Kılıçdaroğlu; camiye, adliyeye ve kışlaya siyaset girmemesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Darbe girişiminden sonra bir gerçek ortaya çıktı. Laikliğin seküler sistemin ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Laiklik, din ve vicdan özgürlüğüdür. Laiklikle oynamak kabul edeceğimiz birşey değil. Kışlaya siyaset sokmayı kabul etmiyoruz.

Adliyeye siyaseti sokarsanız adliyeyi bölersiniz. O nedenle biz diyoruz ki; camiye kışlaya adliye siyaset grimeyecek. Siyasetin girmediği yer buralar olacak. Buralar adalet dağıtacak. Buralar huzur içinde kendi inançlarını yerine getirecekler. Aklın kullanılması lazım. Körü körüne sadakat darbeye zemin hazırlar.

. Başta iktidar partisi olmak üzere herkesin bu gerçeği bir kez daha düşünmesi ve yol haritasını ona göre belirlemesi lazım. Bu darbe girişimi bize medya özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu öğretti. Eğer insanlar gece evlerinden çıkıp tankların üzerine çıktıysa özgür medya sayesinde oldu. Medyaya baskı yapıyorlardı. ‘Neden benim haberimi yapmadın’, ‘neden şunu televizyonda konuşturuyorsun’ diyorlardı. Size bir sır vereyim. Ben de 6 yıl sonra benim vergilerimle çalışan TRT’ye konuk oldum.”

“OHAL’LE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER İLE DEVLETİ İNŞA ETME YANLIŞLIĞINA KİMSE DÜŞMEMELİ”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, FETÖ’nün devlete sızmadığını adım adım planlı bir şekilde devlete yerleştirildiğini öne sürerek, şöyle konuştu:

“Efendim deniyor ki FETÖ örgütü bunlar devlete sızmışlar. Devlete sızmadılar. Adım adım planlı bir şekilde devlete yerleştirildiler. Bu gerçeği bilmemiz lazım. O nedenle söylüyorum siyaset kurumunun özeleştiriye ihtiyacı var. Özeleştiri yapmazsa halka doğruları söylemiş olmaz.

Nasıl oluyor da binalara, devletin üniversitesine, yargısına, yargıtayına danıştayına kürsü hakimliğine polise askere kim nasıl yerleştirdi. Hükümet edenlerin de bu soruyu önce kendi vicdanlarına sormaları gerekir. Bu sorunun yanıtını hep beraber bekleyeceğiz bekliyoruz.123123

MANİFESTOYU MADDE MADDE OKUDU VE OYLATTI

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ilk kez Taksim Meydanı’ndaki okuduğu 10 maddelik manifestoyu madde madde okuyarak, metenge katılanlara oylattı ve alanı dolduların havaya kalkan kollarını gördükten sonra “Kabul edenler, etmeyenler, oybirliği ile kabul edilmiştir” dedi. Kılıçdaroğlu, şu manifestoyu okudu:

“1) 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış; ama bombalar altına parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını iç ve varsa dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.

2) Bütün siyasal partiler, darbe girişimine karşı çıkmış demokrasi konusunda Türkiye’de tartışmasız bir ortak payda oluşmuştur. Bu ortak tutum ve anlayış, siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine de katkı vermek zorundadır.

3) Her türlü darbeye ve parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak tüm demokratların, demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe, ne dikta; yaşasın tam demokrasi demeliyiz ve söylemeye devam etmeliyiz.

4) Demokratik parlamenter sistemimize karşı yapılan darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam ve boyut kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.

5) Demokrasimizin teminatı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti bizi çağdaş uygarlığa taşıyacak olan en temel anahtardır.

6) Bu darbe girişimi Anayasa’da, yasama yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokrasideki denge ve denetleme işlevinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

7) Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi kaçınılmaz olarak bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.

8) Bu darbe girişimi devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini çok açık bir biçimde ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında siyasal yandaşlık, akrabalık, cemaatçilik tarikatçılık değil; bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Bir başka anlatımla devleti yönetme yerine, devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Bu bağlamda devletin yeniden inşası zorunludur.

9) İnancı, kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun bu ülkenin güzel insanları; bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında, meydanlarında, parklarında özgürce gezebilmedir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları 3. sınıf demokrasiye değil, özgürlükçü demokrasiye yani tam demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan ayrılmalıdır.

10) Devlet kinle, öfkeyle, ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. Devletin vakarı ve ciddiyeti bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, baskı tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.”

AK PARTİ, CHP VE MHP YAN YANA İZLEDİ

İzmir mitingini CHP ve AK Parti milletvekilleri ile CHP ve AK Partili belediye başkanları yan yana izledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, CHP İzmir milletvekilleri, Ak Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, AK Parti İzmir milletvekili Hamza Dağ, Necip Kalkan, Atilla Kaya aynı platformda Türk bayrağı salladı. MHP eski milletvekilleri Murat Koç, Aslan Savaşan da mitingi izledi

PANKARTLAR, FLAMALAR

Gündoğdu Meydanı’ndaki mitinginde, “Darbeyi, dektaya meydan okuyoruzö “Ne darbe, ne dikta”, “Ne güzelsin İzmir”, “Laik cumhuriyet ve demokrasinin bekçileriyiz”, “Egemenlerini kavgasından emekçilere halklara demokrasi çıkmaz” pankartları dikkat çekti

. Alana Türk Bayrağı dışında parti flaması alınmadı. Ancak mitinge destek veren bazı derneklerini kendi flamalarını açtıkları görüldü. Miting boyunca polisin aldığı güvenlik önlemlerinin yanı sıra polis helikopteri de havadan denetimlerde bulundu. Meydanın önüne de bir çok tekne gelip mitinge destek verdi. Alanda sık sık “El ele kol kola omuz omuza” şarkısı seslendirildi. Bu şarkıyı alanı dolduranlarda hep birlikte, seslendirdi.

 

 

DHA

Başa dön tuşu