Tükettiğimiz tuzlar siyanürlü!

Türkiye’de tuz üreticilerinin neredeyse tümü tuzun topaklaşmasını önlemek adına E 535 Sodyum ferrosiyanür, E 536 Potasyum ferrosiyanür, E 538 Kalsiyum ferrosiyanür eklemekteler. Siyanürler, siyanhidrik asitin (HCN) değişik tuzlarıdır. En önemli tuzları, amonyum, sodyum, potasyum kalsiyum vb. siyanürlerdir. Suda çözünürler ve asitlerin etkisiyle siyanhidrikasit (HCN) serbestleridir. Siyanhidrik asit (HCN) ya da hidrosiyanik asit ya da prusik asit insan için en hızlı öldürücülerdendir. Resmi gazetenin 29.12.2011 tarih ve 28157sayısında 1 Ocak 2013’ten itibaren geçerli “Türk gıda kodeksi gıda katkı maddeleri yönetmeliği” gereğince tuz üreticileri üretimlerinde 20 mg/kg susuz potasyum ferrosiyanür cinsinden tek başına veya birlikte karıştırılabileceği yasal hale getirilmiştir.
Hemen hemen bütün tuzlara E 536 Potasyum ferrosiyanür eklenmektedir. Bunun sonuçları ise halk sağlığı açısından yavaş yavaş ölümlere yol açabilecek bir sorun olarak görülmesi gerekirken izin veriliyor olması nasıl açıklanabilir. En belirgin etkileri; aşırı yorgunluk, bitkin ve tükenmişlik hissi, zaman zaman kalp atışında yükselme ve kalpte sıkışma hissi, yemek sonrası yaşanan mide ağrıları, diz ve eklemlerde ağrı ve uyuşukluklar yemek yedikten sonra midede ağrılar gibi birçok etkiye neden oluyor.





