Nokta Reklam
Yaşam

Bir 'Komşum aç yatmasın' projesi: Aşhane

Üsküdar’da yaşayan öğretim görevlisi Mahmut Karaman, özellikle Taksim ve civarındaki evsizlerindurumundan oldukça etkilenip, kendi imkanlarıyla aldığı ve “Aşhane” adını verdiği aracıyla kimsesizlere çorba ve ekmek dağıtmaya başlamış.

Oğlu Mustafa Fazıl Karaman ile birlikte Taksim’den başlayıp, İstanbul’un tüm semtlerini dolaşarak evsizlere 2 bin civarında battaniye dağıtan Karaman ailesi, sadece battaniyelerin yeterli olmayacağını düşündü.

Bunun üzerine yaklaşık 80 bin lira harcayıp, 420 litre sıcak çorba kapasiteli “Aşhane” adını verdiği bir araç yaptıran Mahmut Karaman, üzerinde “Komşum aç yatmayacak” yazan aracı ile 3 aydır evsizlere yardımcı oluyor.

İstanbul’da yaklaşık 5 bin evsiz olduğunu belirten Karaman, Suriyeli mülteciler ile beraber bu rakamın son 3 yılda 10 bine ulaştığını söyledi. Karaman, bu probleme uygun çözüm önerisinin problemin doğasına uygun olması gerektiğini, bunun için İstanbul gibi büyük bir metropole yayılmış 10 bin kişiye merkezi bir organizasyon ile hitap edilemeyeceğini problemin sadece yerelde çözülebileceğini belirtti.

Sorun ekonomik ya da siyasi değil, insani

Yoksulluk olgusu ile ilgili farklı düşünceleri ve uygulamaları olan Karaman Hoca, uzun uzadıya sosyolojik/psikolojik ilginç analizler yapıyor. Modernleşme döneminde bütün kadim geleneklerini inkar eden bu toplumun yerine hiç bir şey koyamadığını belirtiyor. Karaman’a göre yaşanan büyük travmanın yarattığı acı ile baş edebilmek için savunma mekanizmaları zihinsel bir bölünmeye/parçalanmaya yol açıyor. Haliyle bütün algılama, anlama, yorumlama, tanımlama ve/uygulama/davranma/yaşama biçimleri birbirinden bağımsız kompartımanlar halinde bir arada. Bu da kişide birbirinden bağımsız onlarca zıt kimlik olması anlamına gelebiliyor. Bu kimlikler arasında hiç bir ilişki olmadığı için ve her an biri bedeni ele geçirdiği için bu kişinin hiç bir söz ve eyleminde bir tutarlılık olmuyor. Dolayısıyla herkes çok güzel konuşuyor ama konuştuklarımızla yaptıklarımız hiç  bir zaman birbirini tutmuyor.

Karaman ilginç tespitlerini şu sözlerle açıyor: “Mesela akademisyenlerimiz sınıflarda eski Yunandan günümüze kadar yaşayan bütün filozofların etik anlayışlarını anlatırlar. Ama kendi kültürel gelenekleri içinde geliştirilmiş hiç bir çözüm tekniğini bilmezler. Aynı şekilde ders anlattığı sınıfta kaç  öğrencinin bursa ihtiyacı olduğunu ya da o gün aç olup olmadığını bilmez, hatta bilse de umurunda olmaz. Cami imamlarımız da her gün sevgi, şefkat, merhamet dininden bahsederler, ama cami avlusuna bir evsiz yatmaya kalkışsın onu kovalar. Toplum her sorunu siyaset ya da para ile çözeceğini sanıyor. Oysa  toplumsal sorunlar toplum tarafından çözülür. Komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir sözünü her gün tekrar eden insanların aç yatan komşularına belediyelerin gıda yardımı vermesini hangi gelir düzeyi ya da siyaset anlayışı çözebilir ki…

Her gece Eyüp Cami avlusu, Aksaray-Metro İstasyonu, Fatih-Saraçhane Parkı, Beşiktaş Parkı, Üsküdar Davut Kadı Cami avlusu ve Harem Parkı’nda yaklaşık 500 bardak çorba dağıttıklarını anlatan Karaman, diğer semtlere de ulaşmak için gönüllülerin desteğini beklediğini belirtti.

Başa dön tuşu