Nokta Reklam
Yaşam

İKLİM KRİZİ COVİDDEN DAHA TEHLİKELİ.

Bilindiği üzere, dünya iklim değişikliği nedeniyle geri dönülmesi mümkün olmayan bir noktaya doğru gitmektedir.

Bu yaşananlar tam anlamıyla bir kriz. Bu nedenle artık iklim değişikliği değil, iklim krizi diyoruz.
İklim krizine karşı dayanıklı bir kent haline gelmezsek çok zor yaşam
koşulları ile karşı karşıya geleceğiz.

Gıda ve su temininde kıtlık yaşanacak. Orman yangını gibi felaketlerin arttığını hep birlikte
göreceğiz. Küresel ısınmaya bağlı olarak buzullar eridikçe dünyanın
düzeni altüst olacak. Dünyanın iklim bilimi konusunda en yetkin kurumu
olan BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporuna göre,
bu olumsuz şartlar devam ederse, 2100 senesinde deniz seviyesinin 1
metre yükselmesiyle karşı karşıya kalacağız.

Yapılan araştırmalara göre hava ve su kirliliğinden kaynaklanan
hastalıklar nedeniyle her yıl yaklaşık 9 milyon kişi hayatını kaybediyor
ve maalesef bu sayının yaklaşık 2 milyonu çocuklardan oluşuyor,
uzmanlar önlem alınmazsa bu sayının her geçen yıl katlanarak artacağını
bildiriyor. Bu rakamlar açıkça gösteriyor ki iklim krizi Covid-19’dan
çok daha tehlikeli. Türkiye’de son bir yılda yanan ormanlar, denizi
kaplayan müsilaj, kuruyan binlerce yıllık göller de doğaya müdahalenin
sonuçlarının ne denli ağır olduğunun göstergesidir.

Marmara Denizindeki müsilaj sorunu hepimizi çok korkuttu, tedirgin etti. Aynı şekilde İzmit
ve çevresi de müsilajdan etkilenmiş durumda. Kuraklık ise her geçen gün
hayatı çok ciddi bir şekilde tehdit ediyor. Yuvacık Barajı’nın bugünkü
(11 Kasım 2021) doluluk-faydalı hacim oranı 19.79 Mn küp ile %38
dolayındaki su seviyesinin düşüklüğü kuraklığın bir başka göstergesi.
İzmit Kent Konseyi olarak, gezegenimizi tehdit eden en büyük
problemlerden biri olan iklim krizine karşı devletlerin ve bireylerin
üzerine düşen önlemleri alması için bu konuyu sık sık gündeme getirmekte
kararlıyız. Bireylerin enerji ve doğal kaynakları kullanırken tasarruflu
olmasına yönelik farkındalık çalışmalarımızı arttırıyoruz.

Sivil Toplum kuruluşlarının da bu konuda öncü olması gerektiğini düşünüyoruz. Evlerde
ve tarımsal alanlarda su tasarrufuyla ilgili bilgilendirme
çalışmalarının arttırılması gerek, özellikle toprağın düşmanı olan
vahşi sulama yönteminden vazgeçilmesi için farkındalık yaratmalı ve
yaptırımlar getirmeliyiz.

İklim krizi küresel bir sorun, bu konuyla
ilgili evrensel çözümler sunulmalı, uzman görüşleri dikkate alınarak
önleyici planlar yapılmalıdır. İnsanlığın doğaya karşı açtığı savaşı
kazanma ihtimali yok. Birçok savaş gibi bu savaştan en çok zarar
görenler de yine çocuklar ve yoksullar olacak. İklim krizi Covid-19’dan
çok daha tehlikeli, geç olmadan doğaya ve çevreye duyarlılığımızı
arttırmalı, gerekli tedbirleri almalı, Kocaeli’de, Türkiye’de ve küresel
olarak tüm sorumluları önlem almaya zorlamalıyız.

Hüseyin Erol
İzmit Kent Konseyi Başkanı
Sevgi ve saygılarımızla

Başa dön tuşu