ZAMANA YAZILANLAR
Ama kayıt altına alınan hiçbir şey boşa gitmez. Çünkü tarih, bağıranları değil; geride iz bırakanları hatırlar.

ZAMANA YAZILANLAR
Bazı sözler vardır;
söylendiği gün yankı bulmaz.
Alkışlanmaz, paylaşılmaz, çoğaltılmaz.
Hatta çoğu zaman görmezden gelinir.
Ama kaybolmaz.
Çünkü o sözler,
günü kurtarmak için değil
zamana not düşmek için söylenmiştir.
Göbeklitepe’de 12 bin yıl önce bir insan,
taşa bir işaret bıraktı.
Ne bir belediye vardı,
ne bir meclis,
ne de “beni anlayın” diyecek bir kalabalık.
Sadece şunu yaptı:
Kayıt düştü.
Bugün hâlâ ne anlatmak istediğini tartışıyoruz.
Ama kimse “niye yazmış” diye sormuyor.
Çünkü zaman, niyeti ele verir.
Bugün de benzer bir durumdayız.
Birileri konuşuyor, yazıyor, uyarıyor.
Şehirler için, insanlar için, gelecek için…
Ama çoğu zaman karşılığı sessizlik oluyor.
Çünkü bazı fikirler,
kendi çağında fazla gelir.
Bazı uyarılar,
bugünün konforunu bozar.
Bazı doğrular ise
“şimdi değil” denilerek ötelenir.
Oysa yazının, sözün, fikrin asıl gücü
hemen kabul edilmesinde değil;
kayıt altına alınmasındadır.
Bugün anlaşılmamak,
yarın hatırlanmaya engel değildir.
Tersine,
tarihte hatırlananların büyük bölümü
kendi zamanında “fazla konuşuyor” denilenlerdir.
Bir kente dair not düşmek,
illa yetkiyle yapılmaz.
Bazen sorumluluk yeterlidir.
Yetkisi olmayan ama
sorumluluğu hisseden insanlar vardır.
Onlar karar vermez,
ama iz bırakır.
Bir gün karar verecek olanlar
o izlere bakar.
Belki bugün,
bir yazı bir masada kalır.
Bir öneri bir dosyada bekler.
Bir uyarı “şimdilik” denilerek geçiştirilir.
Ama zaman,
hiçbir şeyi unutmaz.
Ve gün gelir,
bugün görmezden gelinen satırlar için
“bunu biri söylemişti” denir.
İşte o yüzden bazı yazılar
okunmak için değil,
utanılmasın diye yazılır.
Anlaşılmak aceleye gelmez.
Ama kayıt altına alınan hiçbir şey
boşa gitmez.
Çünkü tarih, bağıranları değil; geride iz bırakanları hatırlar.
necmi cemal









